Sığınacak Bir Liman

liman 300x218 Sığınacak Bir LimanGeçmişinizde sevdiğiniz insanlar sizin yanınızdan uzaklaştığında üzüldüğünüzü hatta çocukken ağladığınızı hatırlar mısınız? Büyüyünce sevdiklerinizden uzağa gittiğinizde kafanızda bir yerlerde “ya onların başına bir şey gelirse!” diye düşünürken bulduğunuzu? Bu kısa bir yolculuk olsa da… Bazı insanlar niçin birilerinden ayrılırken hep kaygı duyar? Biz bu kaygıyla yaşamaya öyle alışmışız ki bunun neden olduğunu düşünmek bile gelmez aklımıza… Bu yazımızda bu meseleyi yakından ilgilendiren bir konudan bahsedeceğiz: Ayrılık Anksiyetesi…

İnsanoğlunun bireyleşme çabası çok küçük yaşlara hatta aylara dayanmaktadır. Bebek henüz 9-10 aylıkken anne kucağından kendini geriye doğru atarak aslında bireyleşme yolunda ilk adımı atıyordur. Ancak çoğu anne bebeğine kendini öyle kaptırmış, onun mucizevi evrelerini yakından takip etmiş ve onu öylesine sahiplenmiştir ki bebeğinin bu ayrılma-bireyleşme çabalarını göremez.

Anne, bebek için sığınacak, rahatlanacak bir limandır. Çocuk daha adım atmaya yeni başladığı anlardan itibaren, anne bu liman görevini çok iyi bir şekilde yerine getirmelidir.

Şimdi gözlerinizi kapayıp birkaç dakika yeni yürüyen bir bebeğin yerine koyun kendinizi… Her yer uyaran dolu; renkli renkli, garip, ilgi çekici, büyük, şirin, çirkin… Her yer, her şey sizi kendine çağırıyor. Her şey deneyimlenmek için sizi bekliyor. İşte bu haldeyken çocuk yeni bir şeyler keşfetmeye son derece meraklıdır. Bu istek ve hevesi göremeyen, ortalığın dağılmamasını daha önemli gören bazı anneler çocuklarına liman görevlerini tam yerine getiremezler. Aslında çocuk bir şeyler keşfetmeye çok isteklidir ama bir yandan da ya annem giderse kaygısı duyar. Bu ikilemi yaşayan çocuk hedefine yönelirken bir yandan da annesini dönüp dönüp kontrol eder. Orada anne, beden dili ve mimiklerle çocuğuna ‘sen keşfini rahatça yapabilirsin, ben her döndüğünde ve baktığında burada olacağım’ mesajını vermelidir. Böylelikle çocuk kendinden ve annesinden emin rahatça dünyaya açılabilecektir. Ancak çocuğun her keşif davranışına müdahale eden, çocuğu dönüp baktığında orada bulunmayan ya da orada bulunan ama sözsüz diliyle “acaba bir şey olur mu çocuğuma” diyen bir kaygı ifadesi takınan anne sığınacak bir liman olmaktan çıkar. Çocuk ya annem yine giderse diye ya da annesinin yüzündeki o kaygıyı silmek için aslında yapmak için ölüp bittiği keşif yolculuklarını azaltacaktır. Azalttıkça ortada bir yere gitmeyen anne (aslında çocuk bir yerlere gitmez hep annenin yanında bulunmaya çalışır) deneyimlenir. Çocuğu gözünün önünde olan anne de rahatlamıştır. Ve karşımızda çok bildik bir tablo: annesinin eteğinden ayrılmayan ve zorunlu bir ayrılık –okul gibi- olduğunda da ağlayan, kaygılanan bir çocuk.

Bu çerçeveyi daha genişletelim. Anne önceleri hoşuna giden bu durumdan sıkıntı duymaya başlar. Çünkü ya yeni bir kardeş gelmiştir ya kendine vakit ayırmak isteyecektir ya çalışma hayatı başlamıştır ya da başka sebepler… Ancak çok küçükken çocuğunu bırakmak istemeyen ve çocuğunu keşiflere göndermeyen anne artık çocuğu tarafından bırakılmıyordur. Bunun ardından çocuktan gizli evden çıkmalar, çocuğunu “sen yat ben buradayım” diyerek uyutan ama çocuk uyandığında bulunamayan anneler… Bunların hepsi çocuğun ayrılma anksiyetesini tetikleyecektir. Çünkü güvenli ve sığınacak bir yer olması gereken anne bazen var bazen yok, söylediklerine uymuyor ve bunalıyor. Çocuk bunların hepsini hisseder.

İlerleyen yaşlarda ayrılma anksiyetesi daha da yaygınlaşabilir ve “ya tüm sevdiklerim beni bırakırsa” (tıpkı çocukken annesinin habersiz evden çıkması gibi) düşüncesine ve bu düşünceye eşlik eden mutsuzluğa dönüşebilir. Sonra kişi zaman zaman annesine, babasına; zaman zaman arkadaşına, zaman zaman sevgilisine, eşine, çocuğuna, evcil hayvanına fazlaca bağlanabilir ve “acaba beni terk eder mi, başına bir şey gelir mi, ya gidip de dönmezse” gibi kaygılı düşüncelerin esiri olabilir.

Bir önceki yazımız olan Çocuklarda televizyon kullanımı hangi ölçülerde olmalıdır? başlıklı makalemizde cocuk tv bağlanma hakkında bilgiler verilmektedir.

Derin Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri

Adresimiz: Hoşdere cad. 54/4 Ayrancı Çankaya ANKARA

Telefon: 0312 427 80 88

Yorum yaz

Önceki yazıyı okuyun:
Annemiz Bize Ne Yaptı da Biz Böyle Olduk?

“Çocukluğunuza inmek lazım”, “çocukluğunuzda şunu şunu yaşadınız mı?”, “çocukluğunuzda yaşamış olduğunuz bir durum size böyle hissettiriyor olabilir” ve bunun gibi...

Kapat